23/5/2006 - [**]
Oysa murad alamam. Oysa akdan - karadan Bilirim, payım bu kadar... Unutmus gulmeyi gözbebeklerim. Unutmus dudaklarim opmeyi. Incesu Deresi, merhaba...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006 - dostlara
Itten ac, Yilandan ciplak, Vurgun ve bela Gelip durmussam kapina Var mi ki doymazligim? Ille de ille Sevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmus yazicilar Fermanim yazar N'olur gel, Ay karanlik...
Dort yanim pust zulasi, Dost yuzlu, Dost gulucuklu Cigaramdan yanar. Alnim operler, Suskun, hayIn, ciyansi. Dort yanim pust zulasi, Donerim donerim cikmaz. En leylim gecede olesim tutmus, Etme gel, Ay karanlik...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/5/2006 - ahmed arif üstaddan ilgili kişilere
zgisidir dolasan butun evreni, Bilinen, bilinmeyen issizliklari. Canimi, tuylerimi sarmada simdi Kendi ruzgariyla vurgun... Sariyor yesil. Ruya, butun cektigimiz Ruya kahrim, ruya zindan. Nasil da yillari buldu, Bir misra boyu maceram... Bilmezler nasil aradik birbirimizi, Bilmezler nasil sevdik, Iki yitik hasret, Iki parca can. Catladi yuregi cakmaktasinin, Agliyor gok kusaklarinin serinliginde Caglardir bogulmus bir su... Agliyor yesil.
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/3/2006 - üstad c.meriçten
"Yaşamak veya yaşamamak. Yıllardır bu iki zıt arzunun pençesindeyim. Hayat, acılarımın sisli camı arkasında kâh bir kâbusa, kâh bir heyulaya benziyor. Bazen komedilerin en adisi. Bazan trajedilerin en dayanılmazı. Ve içimdeki cehennemden habersiz bir dünya..
Kitaplardı benim oyuncağım. Onları elimden aldılar. Önce insanlar aldı, sonra kendileri kaçtılar benden. Ve kadınlar ki, ölüm kadar güzeldiler..
Duyguları kapıda bekletiyorum. İçerde yabancılar var. Kapıyı açtığım zaman, kimseyi bulamıyorum dışarda..
Yasamak bir fırtınaya kapılmak, yanmak, ağlamak yani sevilmek. Yaratmaksa mumyalaşmak, fırtınanın yani hayatın dışında kalmak yabancılaşmaktır
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/2/2006 - geçmişe dair
Ve gece bir deniz kızı gibiydi. Şarkılarla
başladı yıldız yıldız; köpük köpük.
Kah bir çöl rüzgarı gibi yakıcı kah bir çöl gecesi
kadar serin. Hangi beste sözün musikisiyle, sözün füsunuyla boy
ölçüşebilir. Kelime kanattır, kelime buse. Ve gece bir
deniz kızı gibi başladı. Harikulade gözleri
vardı gecenin. Ve saçları bir kucak alevdiler ve dudaklarında
bütün yaraları kapayan, bütün zilletlerin hatırasını
silen bir iksir. Salzburg tuzlalarına atılan kuru dallar,
bir zaman sonra bir kristal hevengi olarak çıkartılırmış;
artık dal kaybolurmuş, gözleri kamaşırmış
insanın. Kainatta farkına vardığımız
her yeni güzellik, bizi hayrete düşüren bir keşif olup
çıkar. Aa, deriz, tıpkı onun sesi, tıpkı
onun bakışı, tıpkı onun kahkahası.
Kristalizasyon yüzünden günün birinde kendi yarattığımız
bir hayale aşık olduğumuzu, hayretler içinde görürüz.
Tecrübe güvensizlik yaratır. Gittikçe kristalizasyon kabiliyetimiz
azalır. İkinci aşk, yozlaşmış bir
aşktır. Aşkın hazları, ilham ettiği
korkular ölçüsünde büyüktür. Yalnız seninim. Ve yalnız
beni düşündüğün müddetçe aşkımızın
ömrü ebedidir. Büyüyü ancak ihanetin bozar. Manevi ihanetin. Bir
an için gözbebeklerinde raksedecek herhangi bir yabancı hayal,
o zaman bu rüya bir kabusa döner ve bir uçurumun kıyısında
uyanırsın
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
...
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
• asu • elki
|